55 Yıllık Bir Hikaye! Her Şey Yoğun Kar Yağmurlarıyla Başladı

Kars-Sarıkamış demiryolu hattında 1969-1974 yılları arasında görev yapan emekli demiryolu işçisi Turgut Ertop, yıllar önce toprakla buluşturdukları binlerce fidanın bugün dev bir ormana dönüşmesinin mutluluğunu yaşıyor. Dönemin zorlu kış koşullarında demir yolunu kar etkilerinden korumak amacıyla başlatılan çalışmaları anlatan Ertop, dikilen ağaçların bölgeye kazandırdığı yeşilliğin yanı sıra zamanla insanların yaşamına da katkı sağladığını ifade etti.

“KAR BİZİM SIRTIMIZA YAĞARDI”

Turgut Ertop, Benliahmet İstasyonu’nun 55 yıl önceki durumuna değinerek, “O zamanlar kışlar son derece sert geçerdi. Yıllar önce bir arkadaşımız emekli olmak istemişti. Ancak personel eksikliği nedeniyle amiri onun emekli olmasını istemiyor, ‘Biraz daha çalışalım, orası boş kalmasın’ diyordu. Bu konuşmayı görevlinin annesi duymuş ve dışarı çıkarak şöyle demiş: ‘Şefim, bırak benim oğlumu. Bugüne dek kar benim çocuğumun omuzlarına yağdı. Artık bırak da kar yere yağsın.’ O dönemde kar gerçekten bizim sırtımıza yağardı” şeklinde konuştu.

“BİR PENCERENİN DIŞINDAN KARIN YAĞIŞINI HİÇ İZLEYEMEDİM”

Yaklaşık 45 yıl boyunca demiryollarında çalıştığını belirten Ertop, “Bir pencerenin dışından karın yağışını hiç göremedim. Şiirlerde yazıldığı gibi yağmurun veya karın düşüşünü hissetmedim. Kar yağdığı zaman sadece üzerimize düşüyordu. Bu kar mücadelesi için Sarıkamış ve Kars’ta bu çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Demir yollarının kuruluş aşamasında yeşillik ile birlikte ilerlemiştir. Demir yollarının bulunduğu yerlerde her zaman bir yeşillik vardır. Eleştiri olarak algılamayın bunu ama bugün hızlı tren çevresinde bir tane ağaç bile göremezsiniz. Yapılır mı yapılmaz mı? Şu an için önyargılı davranmayayım” değerlendirmesinde bulundu.

Ertop, demiryollarının geçtiği güzergahlarda ağaçlandırma çalışmalarına önem verildiğini belirterek Mersin’deki okaliptüs ağaçları ile Ladik-Samsun hattındaki çınar ağaçlarının da bu projelerin örnekleri olduğunu ifade etti ve Sarıkamış ile Selim’deki ağaçlandırmanın bugüne dek gerçekleştirilen en büyük projelerden biri olduğunu vurguladı.

“DEMİRYOLLARINDAN KAYNAKLANACAK ZARARI ÖNLEMEK İÇİN AĞAÇLANDIRMA YAPILDI”

Turgut Ertop sözlerine şu şekilde devam etti: “Günümüzde karayollarından geçerken yol kenarına beton perdeler döküyorlar. Bunlar karayollarına düşecek karı önlemek amacıyla yapılıyor. Demiryolları ise uzun vadeli düşünerek kültürel tahkimat adı altında ağaçlandırmaya önem vermiştir. Kars ve Sarıkamış kışın en yoğun geçen bölgelerindendir. Demiryollarından kaynaklanacak zararları önlemek için de bu ağaçlandırma planlanmıştı.”

“RUSLARDAN KALMA BİR POMPA BİNASI VARDI”

Turgut Ertop, amirlerine dikim sürecinde görüşlerini açıkladığını ve onay aldığını söyleyerek şunları aktardı: “Benliahmet İstasyonu’nu tercih etme sebebim suyun varlığıydı. Cendere vardı ve burada trenler su alıyordu çünkü günde sadece iki tren su alıyordu. Bu suyun daha güçlü olması gerekiyordu. Buraya çok sayıda ağaç dikeceğiz ki buradaki su daha da güçlensin. Ruslardan kalma bir pompa binası vardı ve onu yeniden faaliyete geçirdik. Faaliyete geçtiğinde bu çalışmalara hız verdik ve ilk önceliği Benliahmet’e verdik” şeklinde konuştu.

“17 BİN AĞAÇ DİKİLDİĞİNİ TAHMİN EDİYORUM”

Diktiği ağaçların çoğunluğunun Kızılçam olduğuna dikkat çeken Ertop, “Diktiğimiz ilk ağaçlarla birlikte toplamda 16-17 bin ağacın dikildiğini tahmin ediyorum. Eğer bir işe başlamışsanız bunun uzun vadeli olmasına inanmanız gerekir yoksa başarılı olamazsınız. Bugün bu başarıya ulaştıysak o gün diktiğimiz fidanların bu duruma geleceğini öngörmüşüz demektir” dedi.

Dikim sırasında eleştirilerle karşılaştıklarını belirten Turgut Ertop, “Biz o ağaçları dikerken çevreden birçok şey söylendi bize: ‘Devletin parasını buraya gömüyorsunuz! Etrafında bir tane bile ağaç var mı?’ Yazık değil mi bu çalışmaya? Bugün çoğu belki hayatta değildir ama olsalardı yüzlerinin kızardığını düşünüyorum” açıklamasında bulundu.

“BU AĞACI DİKEN ADAMA BİR ŞEY DER MİSİNİZ?’ DEDİM ONLARA

Turgut Ertop Selim’e gittiğinde piknik yapan insanları gördüğünü belirtti ve bir anısını paylaşarak şöyle söyledi: “O ağaçların altında insanların piknik yaptığını gördüğümde en büyük zevki yaşadım, en büyük gururu tattım. Arkadaşlar oturmuşlar oralarda piknik yapıyorlardı. Dedim ki ‘Bu ağacı diken adama bir şey der misiniz?’ diye sordum onlara. Onlar da ‘Allah anasına babasına uzun ömür versin’ dediler ama ben de ‘Ya kendisine de bir şey söyleyin! Annesini babasını ne alaka? Kendisine hiç mi payı yok?’ dedim onlara ve dediler ki ‘‘Amca sen mi diktin?’’ O vesileyle tanıştım onlarla ve çok mutlu oldum” dedi.

Ertop, çocuklarının ve torunlarının doğaya karşı kendisinden daha duyarlı olduğunu ancak günümüz şartlarının doğayla iç içe olmalarını zorlaştırdığını belirtti ve onların ağaçlara zarar vermeyi büyük bir hata olarak gördüklerini ifade etti.

Turgut Ertop hikayesinin COP31 İklim Zirvesi’nde örnek olarak gösterilmesinden memnuniyet duyduğunu belirtirken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un paylaşımından dolayı hem mutluluk hem de rahatsızlık hissettiğini ifade etti. Çalışmanın Devlet Demiryollarının emekleriyle hayata geçtiğini vurgulayan Ertop, Bakan Kurum’un gösterdiği vefanın kendisini sevindirdiğini dile getirerek gençlere yeşili koruma ve doğaya sahip çıkma çağrısında bulundu.

Related Posts

© 2026 Beceri Pusulası | Gündem ve Bilgi - Theme by WPEnjoy · Powered by WordPress